Plusquamperfekt

Plusquamperfekt

Plusquamperfekt

Plusquamperfekt geçmişte olmuş ve bitmiş olaylar için kullanılır. Uzak geçmiş zaman „Vorvergangenheit“ diye de adlandırılır. Plusquamperfekt „sein, haben“ yardımcı fiilinin „Imperfekt/Präteritum“ hali  „hatten/waren“ ve „Partizip Perfekt“ fiilin ikinci hali ile kurulur. Perfek’teki sein ve haben ayrımındaki kurallar Plusquamperfekt için de geçerlidir.

Kullanılan zaman zarfları: gestern, vorgestern, bereits, eben, soeben, vorhin, früher, neulich, kürzlich, inzwischen, unterdessen, einst, einmal, ehemals, jemals, seither, vorher,damals, anfangs …

*Dizilim bakımından Perfekt ve Plusquam Perfekt birbirine benzer. Perfekt’ten tek farkı kullanılan yardımcı fiilerdir. (hatten/waren)

 

Präteritumform von Hilfsverben

hatten/waren  Partizip Perfekt

 

Der Landwirt hatte die Hinbeeren gepflückt

Sie hatte ihn gründlüch geprüft

Die Kinder hatten ihren Eltern gute Nacht gewünscht

Bei dem Unfall war der Fahrer aus dem Bus geschleudert

 

„waren“  yardımcı fiili hareket „Ortwechselung“ ya da durum değişikliği „Zustanveränderung“ söz konusu olduğunda kullanılır. Bazı bulunma durumu bildiren sözcüklerde “bleiben, sein usw.)

„hatten“ yardımcı fiili dönüşlü, „reflexive Verben“ nesne allabilen „transitive Verben“ tarz fiilerinde „Modalverben“ fiilerde kullanılır.

 

haben sein
Sophia hatte den Brief im Briefkasten vergessen Ihr wart gestern zu Hause geblieben
Sie hatte die Hand um die Schulter gelegt Erdem war über den Zaun gesprungen
Er hatte den Jungen zur Seite geschoben Wir waren am Wochenende ins Theater gegangen 
Es hatte in Strömen geregnet Marlene war für drei Tage nach Berlin gefahren
Sie hatten sich sehr gefreut Julia war beim Laufen gestürzt 
Er hatte keinen neuen Mantel angehabt Ihr wart gelaufen
Der Junge hatte auf die Kinder aufgepasst Beim Maraton war viel passiert 

 

Regelmäßige Verben (Schwache): Düzenli Fiiler

Düzenli fiilerin „Partizip Perfekt“ hali fiilin başına „ge“ fill kökününden sonra ise „t“  ya da eki gelir.

 ge  + Verbstamm t

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Sie hatte kein schlechtes Gewissen gehabt
Es hatte wirklich keine Rolle gespielt
       

 

-e zur Hilfe / Yardımcı ses -e

Fill kökünlerinde  „-d,-t; -m,-n“ bu harflerle biten fiillerde „t“ ekinden önce araya „e“ harfi girer.

 

ge  + Verbstamm et

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Es hatte letzte Woche stark geregnet
Die Kunden hatten eine Schlange gebildet

 

Unregelmäßige/Starke  Verben: Düzensiz (kuvvetli fiiller)

Düzensiz fiillerin „Partizip Perfekt“ halinde genellikle fiilin kökünde sesli değişimi ya da fiil başına „ge“  sonuna „t“ eki almazlar. Fiil başına “ge-” sonuna “-en” eki alır ve çoğunlukla kökteki sesli harfte değişiklik olur.

 

ge  + Stammvokalwechsel en

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Sie hatte Lieblingslied mit Freude gesungen
Luisa hatte mit Simon am Gartentisch gegessen 
Ich hatte auf der Party nur ein Glas Wein   getrunken  
wir hatten keinen Schluck aus dem Glas  genommen 
Die Wirtin hatte die verdorbene Milch ins Spüllbecken gegossen
       

 

Mischverben

Karışık fiilerin „Partizip Perfekt“ halinde ise fiil başına „ge“ fiilin kökünden sonra „t“ eki alır ve kökteki sesli harfte de  „Stammvokalwechsel“ değişiklik olur. Bu iki yönüyle hem düzenli fiilere girer hem de düzensiz girer bu yüzden bunlara karışık fiil denir.

 

ge  + Stammvokalwechsel t

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Der Ehemann  hatte seiner Frau das Frühstückt ans Bett  gebracht

 

 

„sein, haben, werden“ als Vollverb

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Sie war eine gehorsame Tochter gewesen 
Die Fans waren vom Spiel überrascht  gewesen 

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Julia hatte Heimweh gehabt
Er hatte kein Gefühl für sie  gehabt
ihr hattet keine Ahnung  gehabt

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Julia  war seine Mitarbeiter geworden 
Maria  war glücklich geworden 

 

Untrenbare- trennbare Verben

Ayrılabilen ön ekler  „Präfix/Verbzusatz“  „ab, an, auf, aus, bei, ein, fest, her, hin, los, mit, nach, vor, weg, wieder, zu, zurück, tot, weg, zurück, kapputt, fern, teil …“ Ayrılabilen fiilerde vurgu fiilin ek kısmındadır. Bu ekler birleştiği fiilere yeni bir anlam katarlar ve yeni oluşan fiili anlaşılması zordur.

Perfekt, Plusquam Perfekt ve Futur II’de ise ek kısım tekrar fiilin ikinci hali „Partizip Perfekt“ ile birleşir ve ek kısım ile fiil kısmı arasına „-ge“ eki girer. 

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Sie hatte das Haus makellos saubergehalten 
Er hatte die Schuluniform eilig   ausgezogen
sie hatte sich   hinuntergebeugt 

 

Bazı ön ekler fiilden ayrılmazlar, bu ekler„be-, emp-, ent-, ge-, miss-, ver-, zer-“ bu öneklerle başlayan ayrılmayan fiiller fiilin ikinci halinde  „Partizip Perfekt“ „ge–„  eki gelmez  fiil kökündeki seslide değişiklik olabilir; sonuna „-t“  ya da „-en“  İstisnai olarak eki ile biten „–ieren“ „Partizip Perfekt“ halinde yalnızca „-t“ eki alır. Ayrılamayan fiillerde vurgu fiil kısmındadır.

 

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld Partizip II
Das Konzert hatte vor Stunden begonnen 
Du hattest ihn nicht   erreicht 
sie hatten eine lange Wanderung unternommen

 

Mit Modalverben

Tarz fiilleri „Modalverben“ Perfekt“ bir fiil ile birlikte kullanıldığında „haben“ yardımcı fiili „Hilfsverb“ özneye göre çekimlenir ve tarz fiili „Modalverb“  asıl fiil „Vollverb“ ile birlikte mastar halinde cümle sonunda arka arkaya bulunur.  Modalverb her zaman haben yardımcı fiili ile „Hilfsverb“ birlikte kullanılır.

 

Hilfsverb hatten + 2x Infiniv +

Subjekt Hilfsverb Mittelfeld 2x Infinitiv
wir hatten die Zimmer aufräumen sollen 

FFiillerin mastar halleri ile Partizip II’deki ünlü değişimleri aşağıdaki gibidir:

Fiil kökündeki ei ünlüsü ya da ie”  dönüşür.

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
ei i  
befleißen beflissen gayret etmek, çaba göstermek
beißen gebissen ısırmak
bleichen gebichen solmak, ağartmak
gleichen geglichen benzemek,andırmak
gleiten geglitten kaymak
greifen gegriffen tutmak,yakalamak,kavramak
kneifen gekniffen çimdiklemek
leiden gelitten acı,sıkıntı çekmek,müzdarip olmak
pfeifen gepfiffen ıslık çalmak, nargile içmek
reiten geritten (ata) binmek (hayvb) çiftleşmek
reißen gerissen bölmek,koparmak,yırtmak
scheißen geschissen (mec) umrumda değil
schleichen geschlichen usulca sokulmak
schleifen geschliffen yontmak,bilemek
schleißen geschlissen boyuna yarmak, çatlatmak
schmeißen geschmissen fırlatmak
schneiden geschnitten kesmek
schreiten geschritten adım atmak, aşmak, girişmek
spleißen gesplissen parçalara ayırmak, yarmak, yırtmak
streichen gestrichen boyamak, silmek, iptal etmek,
streiten gestritten Savaşmak, mücadele etmek, kavga etmek
weichen gewichen geri çekilmek, uzaklaşmak, kabullenmek
ei ie  
bleiben geblieben kalmak
gedeihen gediehen gelişmek, büyümek, ilerlemek, olmak
leihen geliehen ödünç, borç vermek
meiden gemieden çekinmek, sakınmak,uzak durmak
preisen gepriesen övmek, methetmek
reiben gerieben rendelemek, ovmak, sürtmek, ovuşturmak
scheiden geschieden ayırmak, bölmek (mec) ölmek
scheinen geschienen görünmek, gibi görünmek
schreiben geschrieben yazmak
schreien geschrien bağırmak
schweigen geschwiegen susmak
speien gespien püskürmek,tükürmek
steigen gestiegen yukarı çıkmak, yükselmek, (araç) binmek
treiben getrieben sür(ükle)mek, kovmak, (top)taşımak
weisen gewiesen yöneltmek,sevk etmek
zeihen geziehen suçlamak

Fiil kökündeki “ie” ünlüsü “o”  dönüşür.

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
ie o  
biegen gebogen bükmek, eğmek, kıvırmak, dönmek
bieten geboten sunmak, takdim etmek, önermek
fliegen geflogen (uçakla) gitmek, uçmak
fliehen geflohen kaçmak, tüymek, firar etmek
fließen geflossen akmak
frieren gefroren donmak
genießen genossen tadını çıkarmak
gießen gegossen (sıvı) dökmek, sulamak (mec) çok yağmak
kriechen gekrochen sürünmek, (mec) yağcılık etmek
riechen gerochen kokmak
schieben geschoben itmek, sürmek; ertelemek (mec) sümenaltı etmek
schießen geschossen ateş etmek
schließen geschlossen kilitlemek
sieden gesotten kaynatmak,sabun yapmak
stieben gesprossen yayılmak,dağılmak,saçılmak
verdrießen verdrossen canını sıkmak, kızdırmak
verlieren verloren kaybetmek
wiegen gewogen tartmak,sallanmak
ziehen gezogen çekmek, (santranç) taş sürmek

Fiil kökündeki “e” ünlüsü “o”  dönüşür.

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
e o  
befehlen befohlen emir vermek
bergen geborgen emniyet altına almak,kurtarmak
bersten geborsten patlamak,çatlamak, yarılmak
brechen gebrochen kırmak, bölmek, parçalamak
bewegen bewogen kıpırdatmak, harekete geçirmek
dreschen gedroschen harman dövmek
empfehlen empfohlen tavsiye etmek
fechten gefochten eskrim yapmak
flechten geflochten (saç,hasır,) örmek
gelten gegolten geçerli olmak, geçmek
heben gehoben kaldırmak, yükseltmek
helfen geholfen yardım etmek, destek olmak
melken gemolken sağmak, sömürmek
pflegen gepflogen/gepflegt bakımını üslenmek
quellen gequollen fışkırmak, kaynamak
schelten gescholten azarlamak, paylamak
scheren geschoren kesmek, kırpmak
schmelzen geschmolzen erimek (mec) yüreği parçalanmak 
schrecken geschrocken korkutmak, dehşete düşürmek
sprechen gesprochen konuşmak
stechen gestochen sivri bir şeyle yaralamak, sokmak
stehlen gestohlen çalmak
sterben gestorben ölmek
schwellen geschwollen şişmek
treffen getroffen rast gelmek, isabet ettirmek
verderben verdorben zarar vermek, bozulmak 
weben gewoben dokumak, örmek; başarmak
werben geworben reklam, propaganda yapmak
werfen geworfen atmak, fırlatmak

Fiil kökündeki “i” ünlüsü “o  dönüşür.

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
i 0  
beginnen begonnen başlamak
glimmen geglommen tütmek, yanmak, parıldamak
gewinnen gewonnen kazanmak
klimmen geklommen tırmanmak,çıkmak
rinnen geronnen ak(ıt)mak,sız(dır)mak, (zaman) geçmek
schwimmen geschwomen yüzmek
sinnen gesonnen düşünüp taşınmak,planlamak
spinnen gesponnen ip eğirmek, hayal kurmak, örmek, zırvalamak

Fiil kökündeki ä” ünlüsü 0  dönüşür.

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
ä 0  
gären gegoren mayalamak
wägen gewogen tartmak,ölçmek; düşünüp taşınmak

Fiil kökündeki “ü” ünlüsü “o  dönüşür

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
ü o  
küren gekoren seçim yapmak, seçimde bulunmak
lügen gelogen yalan söylemek
trügen getrogen aldatmak, dolandırmak

Fiil kökündeki “e” ünlüsü “e  dönüşür.

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
e e  
essen gegessen yemek
fressen gefressen canavar gibi yemek,yemlemek
geben gegeben vermek
genesen genesen iyi olmak, iyileşmek, şfa bulmak
geschehen geschehen olmak, gerçekleşmek
messen gemessen ölçmek,
lesen gelesen okumak
sehen gesehen görmek, bakmak
treten getreten tekme atmak, ayak basmak
vergessen vergessen unutmak

Fiil kökündeki “i” ünlüsü “u  dönüşür

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
i u  
binden gebunden sarmak, bağlamak
dingen gedungen işe almak, iş vermek;parayla tutmak
dringen gedrungen girmek, nüfuz etmek;
emfinden empfunden duymak, hissetmek
finden gefunden bulmak
gelingen gelungen başarmak
klingen geklungen çalmak, çınlamak; gibi gelmek
misslingen misslungen başaramamak
ringen gerungen güreşmek, savaşmak, mücadele etmek
schlingen geschlungen sarma(la)mak, (gemi) yalpa yapmak,
schwinden geschwunden yok olmak, kaybolmak
singen gesungen şarkı söylemek
sinken gesunken inmek, düşmek, batmak
springen gesprungen fışkırmak, sıçramak, fırlamak
stinken gestunken kokmak
winden gewunden sarmak, döndürmek,
wringen gerungen (çamaşır) sıkmak

Fiil kökündeki “a” ünlüsü “a  dönüşür

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
a a  
backen gebacken fırında pişirmek, fırınlamak
blasen geblasen üflemeli çalgı çalmak,üflemek
braten gebraten kızartmak
empfangen empfangen karşılamak, almak
fahren gefahren sürmek, araçla gitmek
fallen gefallen düşmek, rastlamak, tesadüf etmek
fangen gefangen yakalamak, tutmak
graben gegraben kazmak, eşmek
halten gehalten tutmak, (hayv) beslemek; uymak
laden geladen yüklemek, şarj etmek, davet etmek
lassen gelassen bırakmak, müsade etmek, vazgeçmek
raten geraten tavsiyede bulunmak, öğüt vermek
schaffen geschaffen başarmak,yaratmak
schlafen geschlafen uyumak
schlagen geschlagen vurmak
tragen getragen taşımak, giyinmiş olmak
wachsen gewachsen büyümek, gelişmek
waschen gewaschen yıkamak

 

Stammvokal
(Ünlü)
Vokalwechsel
(ünlü değişimi)
Bedeutung
au au  
laufen gelaufen koşmak,
hauen gehauen dövmek, vurmak

 

Bir Yorum Yazın